Türk yatırımcıların yurt dışındaki gayrimenkul ve oturum programlarına ilgisinin arkasında artık yalnızca yatırım getirisi yok. Çocukların Avrupa’da eğitim alabilmesi, uluslararası iş fırsatlarına erişim ve aile için alternatif bir gelecek oluşturma isteği öne çıkıyor. Vesta Global Kurucu Ortakları Teuta Narazan ve Armağan Akyüz, yatırım yoluyla oturum programlarının modern servet yönetiminin yeni araçlarından birine dönüştüğünü söylüyor.
Bir dönem yurt dışında ev almak, ağırlıklı olarak döviz bazında kira geliri sağlayacak bir yatırım olarak görülüyordu. Bugün aynı kararın arkasında çok daha kapsamlı bir gelecek planı var. Çocukların Avrupa’da eğitim alabilmesi, uluslararası çalışma ve şirket kurma imkânlarına erişim, sağlık hizmetlerinden yararlanma, farklı ülkelerde varlık oluşturma ve gerektiğinde kullanılabilecek güvenli bir alternatif… Türk yatırımcının yurt dışına bakışı değişirken, “Golden Visa” olarak bilinen yatırım yoluyla oturum programları da göçün ötesinde bir anlam kazanıyor. Yatırımcıların büyük bölümü Türkiye’den ayrılmayı değil, kendileri ve çocukları için sınırların daha az belirleyici olduğu bir gelecek kurmayı hedefliyor.
Vesta Global Kurucu Ortakları Teuta Narazan ve Armağan Akyüz, yaklaşık dokuz yıldır yüzlerce yatırımcıya danışmanlık verdiklerini ancak bu kişilerin neredeyse tamamının yaşamını Türkiye’de sürdürdüğünü anlatıyor. Narazan, yatırımcıların temel motivasyonunu iki kelimeyle
özetliyor: “Seçenek sahibi olmak.”
Haberin devamını okumak için tıklayın.

